Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2017
Dairesi 6
Karar No 601
İlam No 61
Tutanak Tarihi 20.12.2018
Kararın Konusu İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar



Akaryakıt Fiyat Farkı

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;

….’ne ihale edilen …-TL (KDV Hariç) sözleşme bedelli akaryakıt alım işine ilişkin fiyat farkı hesabında, fiyat farkı formülünde yer alan sözleşmeye göre malın teslim edilmesi gereken tarihte geçerli olan petrol ve LPG ürünlerinin fiyatını temsil eden A2 değerinin KDV dahil alındığı görülmüştür.

İdare ile Yüklenici arasında imzalanan Sözleşmenin “Fiyat Farkı” başlıklı 14’üncü maddesinde;

“14.1. Fiyat farkı hesaplanacaktır.

Yükleniciye fiyat farkı verilecektir. 05.05.2005 tarih ve 25806 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Mal Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslara göre uygulama yapılacaktır.”

denilerek ödenecek fiyat farkının, 24.12.2002 tarihli ve 2002/5038 karar saylı Esaslar’da değişiklik yapan 05.05.2005 tarihli ve 25806 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 18.04.2005 tarihli ve 2005/8771 karar saylı “4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Mal Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar”a göre hesaplanacağı belirtilmiştir.

Oysa 31.08.2013 tarihli ve 28751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 27.06.2013 tarihli ve 2013/5216 karar sayılı “4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar”ın 9’uncu maddesiyle 24.12.2002 tarihli ve 2002/5038 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan “4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Mal Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar” yürürlükten kaldırılmıştır.

Ancak yapılan incelemede her iki Esaslar’da fiyat farkı hesaplama yönteminde bir değişiklik yapılmadığından kamu zararı hesaplamasında bir farklılık oluşmamaktadır. Bu nedenle konu yürürlükteki Esasalar çerçevesinde incelenecektir.

31.08.2013 tarihli ve 28751 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar’ın

“Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “4734 sayılı Kanuna göre ihale edilen ve 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre Türk parası üzerinden sözleşmeye bağlanan elektrik, doğal gaz, ilaç, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış petrol gazı ürünleri alımlarında uygulanacak fiyat farkı bu Esaslara göre hesaplanır.”

“Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde;

“…

ç) Fiyat farkı: Birim fiyat sözleşmelerde idareye teslim edilen mal kalemleri için; götürü bedel sözleşmelerde ise toplam teslim yüzdelerine göre teslim edilen mal miktarları için bu Esaslara göre ödenecek veya kesilecek bedeli,



i) Petrol ve LPG ürünleri fiyatı: Petrol ve LPG ürünlerinde bir önceki yıl gerçekleşen piyasa büyüklüklerine göre en büyük işlem hacmine sahip olduğu EPDK tarafından belirlenen ilk sekiz akaryakıt ve LPG dağıtım şirketince, ihalesi yapılan petrol ve LPG ürünü için EPDK'ya bildirilen ve EPDK'nın internet sayfasında yayımlanan İstanbul İli, Avrupa yakası için geçerli bayi satış fiyatlarının KDV hariç aritmetik ortalamasını, ilk sekiz dağıtım şirketinin tamamının ihalesi yapılan petrol ve LPG ürünü için fiyat bildirmemesi halinde bunlardan fiyat bildirenlerin fiyatlarının KDV hariç aritmetik ortalamasını,

…”

“Fiyat Farkı Hesabı” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Fiyat farkı aşağıdaki formüle göre hesaplanır:

F = (M x B) x [(A2/A1)-1]

Fiyat farkı hesabında;

a) F: Fiyat farkı tutarını (TL),

b) M: Birim fiyat sözleşmelerde idareye teslim edilen mal kalemi miktarını; götürü bedel sözleşmelerde ise toplam teslim yüzdesini,

c) B: Sözleşme fiyatını,

ç) A1: Petrol ve LPG ürünleri için, ihale tarihinde geçerli petrol ve LPG ürünleri fiyatını,

d) A2:Petrol ve LPG ürünleri için, sözleşmeye göre malın teslim edilmesi gereken tarihte geçerli petrol ve LPG ürünleri fiyatını,

ifade eder.”

“Uygulama Esasları” başlıklı 6’ncı maddesinin onuncu fıkrasında ise, “5015 sayılı Kanun çerçevesinde EPDK tarafından belirlenen petrol ürünlerinden benzin türleri, gazyağı, motorin türleri, kalorifer yakıtı ve fuel oil türleri ile 5307 sayılı Kanun çerçevesinde EPDK tarafından belirlenen LPG ürünleri için fiyat farkı uygulamasına esas fiyatlar EPDK tarafından izlenerek internet sayfasında yayımlanır.”

hükümlerine yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere anılan hükümlerde; petrol ürünleri alımlarında fiyat farkı hesaplaması yapılacağı, fiyat farkının birim fiyat sözleşmelerde teslim edilen mal kalemleri için Esaslar’a göre ödenecek veya kesilecek bedel olduğu, fiyat farkı formülünde kullanılacak değişkenlerden A1 ve A2 değerlerinin EPDK tarafından izlenerek yayımlanacağı ve bu değişkenlerin petrol ürünleri bayi satış fiyatlarının KDV hariç aritmetik ortalaması olduğu açıklanmıştır. Ancak EPDK tarafından yayımlanan fiyatların KDV dâhil fiyatlar olması nedeniyle fiyat farkı hesaplamalarında yayımlanan bu fiyatların KDV’siz hale getirilmesi gerekir.

Oysa yapılan incelemede; İdare tarafından yapılan akaryakıt fiyat farkı hesaplamalarında, fiyat farkı formülde yer alan A2 değerinin (malın teslim edilmesi gereken tarihte geçerli petrol ve LPG ürünleri fiyatı) EPDK’nın yayımladığı KDV dahil fiyatların alındığı ve bu suretle de toplam …-TL tutarında kamu zararına neden olunmuştur.

Her ne kadar sorguda, fiyat farkı formülünde yer alan A1 değerinin (ihale tarihinde geçerli petrol ve LPG ürünleri fiyatı ) de EPDK’nın yayımladığı fiyatlardan tamamen farklı alındığı belirtilmişse de; yapılan incelemede A1 değerinin doğru alındığı, Denetçi görüşünde de belirtildiği üzere ihale tarihi olan 07.11.2016 tarihindeki fiyatlarla ilgili olarak EPDK tarafından Düzeltme Bülteni yayımlanmış olup, sorgu aşamasında bu düzeltme bülteni fark edilememiştir.

Bu nedenle, sorgu konusu toplam …-TL’nin,

…TL’si için ilişilecek husus bulunmadığına,

Geriye kalan kamu zararı olduğu anlaşılan …-TL’si ise … tarih ve …yevmiye n.lu muhasebe işlem fişiyle ahizi…’den tahsil edildiğinden, bu tutar için ilişilecek husus kalmadığına,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.