Kamu İdaresi Türü Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
Yılı 2017
Dairesi 3
Karar No 324
İlam No 122
Tutanak Tarihi 28.2.2019
Kararın Konusu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar



Özel Harekat ve Operasyon Tazminatı

Özel Harekat ve Operasyon Tazminatına İlişkin Esaslar kapsamına girmeyen …......... Valisi ile Vali Yardımcılarına, anılan Esaslar ile belirlenen ek tazminatın ödenmesi sonucu …......... TL tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasıyla ilgili olarak dosyada mevcut bilgi ve belgeler incelenmiştir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinin (A) fıkrasında;

“Sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilan edilen bölgeler veya Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken belirlenecek kritik yörelerde özel harekat ve operasyon timi olarak görev yapan; Emniyet Genel Müdürlüğü emniyet hizmetleri sınıfı kadrolarında bulunanlar ile sözleşmeli uçuş personeline, subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erlere ve operasyonları fiilen sevk ve idare eden karargah ve bürolardan bu fıkra uyarınca alınacak Başbakan onayında belirtilenlerde görevlendirilen personele 9000, erbaş ve erlere 4500 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık tutarı geçmemek üzere, fiilen görev yapıldığı sürece ve bu süre ile orantılı olarak ek tazminat, (B) fıkrasında yer alan tazminata ilave olarak ayrıca ödenir.

Tazminat ödenecek yerleşim birimleri, aylık veya günlük olarak ödenecek tazminat miktarları, tazminatın ödenme usul ve esasları, hangi hallerde kesileceği Milli Savunma ve İçişleri Bakanlarının müşterek teklifi, Maliye Bakanlığının görüşü üzerine Başbakan onayı ile tespit edilir.

….”

hükümlerine yer verilmiş (02.07.2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nın 177 nci maddesiyle, bu maddenin (A) fıkrasının birinci paragrafında yer alan “Sıkıyönetim veya olağanüstü” ibaresi “Olağanüstü” şeklinde, “Başbakan” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde ve ikinci paragrafında yer alan “Milli Savunma ve İçişleri Bakanlarının müşterek teklifi, Maliye Bakanlığının görüşü üzerine Başbakan onayı” ibaresi de “Cumhurbaşkanı kararı” şeklinde değiştirilmiş) olup, söz konusu KHK maddesi uyarınca alınan 23.02.2015 tarihli Başbakan Onayı ile de “Özel Harekat ve Operasyon Tazminatına İlişkin Esaslar”, 01.01.2015-31.12.2017 tarihleri arasında uygulanmak üzere yürürlüğe konulmuştur. Anılan Esasların;

“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde;

“(1) Bu Esaslar, ekli (1) sayılı Cetvelde gösterilen illerde terörle mücadeleye yönelik özel harekat ve operasyonlarda görevlendirilen;

a) Emniyet Genel Müdürlüğü emniyet hizmetleri sınıfı kadrolarında bulunanlar ile sözleşmeli uçuş personelini,

b) Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler ile erbaş ve erleri,

c) Operasyonu fiilen sevk ve idare eden karargah ve bürolarda görevli personelden ekli (4) sayılı Cetvelde belirtilenleri,

kapsar. ”,

“Ödenecek ek tazminat” başlıklı 3 üncü maddesinde;

“(1) a) Birinci derece kritik illerde özel harekat ve operasyon timi olarak görev yapanlar ile 2 nci maddenin (c) bendinde sayılan personele, bu illerde fiilen görev yaptıkları sürelerle orantılı olarak her ay için ekli (2) ve (4) sayılı Cetvellerde yer alan,

b) 2 nci maddenin (a) ve (b) bentlerinde sayılan personelden ekli (3) sayılı Cetvelde belirtilenlere, terörle mücadele amacıyla yapılacak harekat ve operasyona fiilen katıldıkları her gün için bu Cetvelde yer alan,

gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ek tazminat ödenir.”

denilmiştir.

Anılan Esaslara ekli (4) sayılı Cetvelde de; operasyonları fiilen sevk ve idare eden karargah ve bürolarda görevli personelden ek tazminat alabilecekler görev unvanları itibarıyla sayılmış olup, söz konusu Cetvelin “B-Diğer Personel” başlıklı bölümünde; birinci derece kritik illerde görevli vali ve vali yardımcısı unvanlarına yer verilmiştir.

Ayrıca, aynı Esaslara ekli (1) sayılı Cetvel incelendiğinde; kapsama dahil kritik illerin derecelerine göre tasniflenerek sıralandığı ve …......... ilinin de 3. derece kritik iller arasında sayıldığı, diğer taraftan, söz konusu Cetvelin dipnotunda; “…......... illerinin Suriye hudut birliklerinde ve bu illerin Suriye hududunda bulunan ilçelerinde görev yapanlar, (2) sayılı Cetvel kapsamında sayılan birlik ve görevlerle sınırlı olmak üzere, bu Esasların uygulanmasında 1. Derece Kritik İller kapsamında değerlendirilir.” denilmek suretiyle …......... ilinin belli hallerde 1. derece kritik il olarak kabul edilebilmesine imkan tanındığı görülmektedir. Bu bağlamda, …......... ili, sadece Suriye hudut birlikleri ile Suriye hududunda bulunan ilçelerinde görev yapan personelden Esaslara ekli (2) sayılı Cetvel kapsamında sayılan birlik ve görevlerde istihdam edilenler için 1. derece kritik il sayılabilecektir.

Sonuç olarak, (2) sayılı Cetvel kapsamında sayılan birlik ve görevlerde istihdam edilmeyen dolayısıyla da (4) sayılı Cetvelin “B-Diğer Personel” başlıklı bölümünde öngörülen “1. derece kritik illerde görevli olma” şartını haiz olmayan …......... Valisi ile Vali Yardımcılarına ek tazminat ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.

Sorumlu Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlileri tarafından gönderilen savunmalarda her ne kadar “…......... Valisi ile Suriye’ye sınır ilçelerden sorumlu koordinatör Vali Yardımcılarının terörle mücadele kapsamında yürütülen birçok operasyonun sevk ve idaresinden sorumlu olduğu ve güvenlik önlemleri kapsamındaki askeri, idari ve istihbari nitelikli birçok çalışmada da bizatihi görev aldıkları, dolayısıyla kendilerine özel harekat ve operasyon tazminatı ödenmesinde mevzuata aykırı herhangi bir durum bulunmadığı” iddia edilmişse de; söz konusu tazminatın hangi illerde ve hangi görevlerde bulunanlara ödenebileceği 375 sayılı KHK uyarınca yürürlüğe konulan Esaslarda ayrıntılı bir şekilde belirlenmiştir. Bu bağlamda, yürütülmekte olan faaliyetlerin niteliğinden hareketle yani kıyas yoluyla tazminat kapsamının genişletilmesi mümkün değildir. Nitekim, Anayasanın 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” denilmek suretiyle devlet memurlarına ve diğer kamu görevlilerine yapılacak bir ödemenin meşru olabilmesi için mevzuat dayanağının bulunması gerektiği açıkça hükme bağlanmıştır.

Sorgu konusu ilişikli ödeme emri belgelerinde Harcama Yetkilisi veya Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla imzası bulunmayan ancak Vali ile Vali Yardımcılarına özel harekat ve operasyon tazminatı ödenmesine ilişkin 17.09.2015 tarihli Olur yazısını imzalaması nedeniyle kendisine sorgu tebliğ edilmiş olan (Eski …......... Valisi) ….........’ün; “görevde bulunmadığı 2017 yılı itibarıyla yapılan tazminat ödemeleri üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisinin olmaması nedeniyle kendisine sorumluluk yüklenmemesi gerektiği” şeklindeki savunması da kabule şayan değildir. Zira, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde yer verilen kamu zararı tanımından da anlaşılacağı üzere; bir kamu görevlisi kimi zaman yapmış olduğu bir ödeme işlemi ile kimi zaman da almış olduğu bir karar ile kamu zararına sebebiyet verebilmekte, diğer bir ifadeyle yapılan bir işlem veya alınan bir kararla kamu zararı arasında ayrı ayrı illiyet bağı kurulabilmektedir. Dolayısıyla, ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilileri ile Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumluluğu, 2017 yılında yapılan mevzuata aykırı ödeme işlemlerinden kaynaklanmakta iken Valiye ait sorumluluğun kaynağını söz konusu ödemelere dayanak teşkil eden Olur yazısı oluşturmaktadır. Ayrıca, 17.09.2015 tarihli Olur yazısı, bahse konu tazminat ödemelerine dayanak tutulabileceği dönemin tespiti amacıyla incelendiğinde; “15.09.2015 tarihinden geçerli olmak üzere …” şeklindeki bir ifadeyle başlangıç tarihinin düzenlendiği ancak geçerlilik süresinin sonuna ilişkin bir belirleme yapılmadığı görülmekte, diğer taraftan aynı Olur yazısında 23.02.2015 tarihli Başbakan Onayı ile 01.01.2015-31.12.2017 tarihleri arasında uygulanmak üzere yürürlüğe konulmuş Esaslara atıf yapıldığı dikkate alındığında; 2017 yılının sonuna kadar yapılacak ödemeler için söz konusu Olurun geçerli kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Dolayısıyla, adı geçen Vali her ne kadar 2017 yılı itibarıyla görevde bulunmasa da söz konusu yılda yapılan ve bahsi geçen Olur yazısına dayanan ödemeler nedeniyle sorumlu tutulabilecektir.

Bu itibarla, Özel Harekat ve Operasyon Tazminatına İlişkin Esaslar kapsamında bulunmayan …......... Valisi ile Vali Yardımcılarına anılan Esaslarla öngörülen ek tazminatın ödenmesi sonucu oluşan …......... TL tutarındaki kamu zararının;

…......... TL’sinin Harcama Yetkilisi (….........) …........., Gerçekleştirme Görevlisi (….........) ….........ve Diğer Sorumlu (….........) ….........’e,

…......... TL’sinin Harcama Yetkilisi (….........) …........., Gerçekleştirme Görevlisi ….........ve Diğer Sorumlu ….........’e,

…......... TL’sinin Harcama Yetkilisi (….........) …........., Gerçekleştirme Görevlisi (….........) ….........ve Diğer Sorumlu ….........’e

müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine, anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

Azınlık Görüşü:

Daire Başkanı …......... ile Üye ….........’nın karşı oy gerekçesi;

“Terörle mücadeleye yönelik operasyonların sevk ve idaresinde fiilen görev yapan, dolayısıyla da Özel Harekat ve Operasyon Tazminatına İlişkin Esasların 2 nci maddesinin kapsamına giren …......... Valisi ile sınır ilçelerinden sorumlu koordinatör Vali Yardımcılarına anılan Esaslar ile öngörülen tazminatın ödenmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı anlaşıldığından, rapora konu kamu zararı iddiası için ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerekir.”