Kamu İdaresi Türü Özel İdareler
Yılı 2013
Dairesi 1
Karar No 10753
İlam No 399
Tutanak Tarihi 30.4.2019
Kararın Konusu Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar



… İl Özel İdaresi … yılı hesabına ilişkin olarak düzenlenen … tarihli ve … sayılı ilamın …’inci maddesiyle, İl Özel İdaresince valilik makam araçları için kasko sigortası yaptırılması sonucu oluşan … TL kamu zararı için tazmin hükmü verilmişti.

Sorumlularca bu hükmün temyiz edilmesi neticesinde Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen … tarihli ve … tutanak numaralı kararda özetle; İl Valilerinin 237 sayılı Taşıt Kanununa ekli (1) sayılı cetvelde yer aldığı, cetvelde yer aldığı sıraya göre de yakın korumada kullanılan taşıtlardan, valiye hizmet edenlerin en fazla 2 adedinin kasko sigortası giderlerinin taşıtın ait olduğu idare bütçesinin ilgili tertibinden ödenmesinin mümkün olduğu, dolayısıyla, Valilik makamına tahsis edilen araçlar ile bunlara ait yakın koruma araçlarının bazı şartlar altında kasko giderlerinin taşıtın ait olduğu Özel İdare bütçesinden ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tazmin hükmünün bozularak dosyanın kararı veren Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.

Dosyanın tekrar tekemmül etmesinden sonra yapılan yargılama sonucunda düzenlenen … tarihli ve … sayılı ek ilamın …’inci maddesi ile … TL kamu zararına ilişkin olarak tekrar tazmin hükmü verilmiştir. Sorumluların bu hükmü de temyiz etmeleri sonucunda Temyiz Kurulunca verilen … tarihli ve … tutanak numaralı kararda da, verilen tazmin hükmü aynı gerekçelerle tekrar bozularak dosyanın daireye tevdiine karar verilmiştir.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 55’inci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarında; “Temyiz Kurulu temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik eder, bozar ya da Kurul üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırır. Bozma halinde evrak, yeniden karar bağlanmak üzere o kararı veren daireye gönderilir.

Daire ilk kararında ısrar eder ve bu ısrar üzerine temyiz olunarak tekrar temyiz kurulunca bozma kararı verilirse daire bu karara uymak zorundadır.”

hükümleri yer almaktadır.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “il özel idaresinin giderleri” başlıklı 43’üncü maddesinde, Özel İdarenin yapacağı giderler sıralanmış ve bu maddenin (f) bendinde; “Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” giderler arasında sayılmıştır.

18.10.1983 tarih ve 18195 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan 13.10.1983 kabul tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 106’ncı maddesinde; “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilmek suretiyle il özel idarelerine ait motorlu araçlara sadece “Mali Sorumluluk Sigortası” yaptırma zorunluluğu getirilmiş ancak isteğe bağlı sigorta türü olan “ Kasko ” nun yaptırılmasına dair bir hükme yer verilmemiştir.

Ayrıca, 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nun “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara İlişkin Esaslar” başlıklı E cetvelinin 30’uncu maddesinde;

“Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır. Ancak;

a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak, helikopter ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,

b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan sözleşmede sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,

c) Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,

ç) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri,

d) Belediyelere ait itfaiye ve ambulans araçlarının kasko sigortası giderleri,

e) Sondaj ve jeofizik çalışmaları kapsamında fiilen arazide veya denizde kullanılan özel amaçlı araç ve ekipmanların sigorta giderleri,

bütçelerinin ilgili tertiplerinden, Sağlık Bakanlığına ve bağlı kuruluşlarına ait ambulansların kasko sigortası giderleri ilgili döner sermaye bütçelerinden, Türk Silahlı Kuvvetleri (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil) envanterinde bulunan ve erbaş ve erler tarafından kullanılan teknik donanımı yüksek ve özel nitelikli askeri araçların kasko sigortası giderleri ise Askeri Kantin Yönetmeliğinde belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde askeri kantin gelirlerinden ödenir. 237 sayılı Taşıt Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde yer alanların emir ve zatlarına tahsis edilen taşıtların kasko sigortası giderleri taşıtın ait olduğu idare bütçesinin ilgili tertiplerinden ödenir. Ayrıca, yakın korumada kullanılan taşıtlardan, söz konusu cetvelin 1, 3 ve 4 üncü sırasında yer alanlara hizmet edenlerin tamamı, 5 inci sırasında yer alanlara hizmet edenlerin en fazla 4 adedi ve diğerlerine hizmet edenlerin en fazla 2 adedinin kasko sigortası giderleri taşıtın ait olduğu idare bütçesinin ilgili tertibinden ödenir.” denilmektedir.

Buradan da anlaşılacağı üzere il özel idarelerine ait taşıt araçları için yukarıda sayılan istisnalar dışında kasko sigortası ödemesi yapılmaması esastır. İl Özel İdaresinin diğer taşıtları için yeterli görülen sigorta çeşidinin zorunlu mali sorumluluk sigortası olduğu “Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri” hükmünden anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, İl Özel İdaresince … yılı Bütçe Kanunu eki E cetvelinde bahsi geçen araçlar arasında yer almayan valilik makam araçları için kasko sigortası yaptırılması kamu zararı niteliğinde olup tazmini gerekmekte ise de, 6085 sayılı Kanunun 55’inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince Daire, Temyiz Kurulu kararına uymak zorunda olduğundan, konu ile ilgili olarak ilişilecek husus bulunmadığına,

(Üye …’nün “2013 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununun E cetvelinin 30. sırasında “237 sayılı Taşıt Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde yer alanların emir ve zatlarına tahsis edilen taşıtların kasko sigortası giderleri taşıtın ait olduğu idare bütçesinin ilgili tertiplerinden ödenir. Ayrıca, yakın korumada kullanılan taşıtlardan, söz konusu cetvelin 1, 3 ve 4 üncü sırasında yer alanlara hizmet edenlerin tamamı, 5 inci sırasında yer alanlara hizmet edenlerin en fazla 4 adedi ve diğerlerine hizmet edenlerin en fazla 2 adedinin kasko sigortası giderleri taşıtın ait olduğu idare bütçesinin ilgili tertibinden ödenir” hükmü yer almaktadır. İl Valileri 237 sayılı Taşıt Kanununa ekli (1) sayılı cetvelde yer almakta olup, emir ve zatlarına tahsis edilen taşıtlar ile cetvelde yer aldığı sıraya göre de yakın korumada kullanılan taşıtlardan, en fazla 2 adedinin kasko sigortası giderlerinin taşıtın ait olduğu idare bütçesinin ilgili tertibinden ödenmesi mümkündür.

Savunmalarda söz konusu araçların valinin emrinde olduğu ve makam aracı olarak kullanıldığı ifade edilmiş ayrıca valilik makam araçlarının ili ziyaret eden yerli ve yabancı resmi konukların hizmetinde de kullanıldığı bildirilmiştir. Bu araçların resmi konuklar için kullanılıyor olması bunların makam aracı olarak kullanılmadığı veya yakın korumalarca kullanılmadığı anlamına gelmez. Kaldı ki denetçinin de bu tür bir tespiti bulunmadığı gibi idare bünyesinde birçok araç bulunmasına karşın sadece bu iki aracın kasko yaptırıldığı da savunmalarda ifade edilmektedir. Bu çerçevede savunmalarda verilen bilginin aksi ispat edilmeden tazmin hükmü vermek mümkün görülmediğinden yapılan ödemenin mevzuata uygunluğuna karar verilmesi uygun olur. Ayrıca 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55’inci maddesinin 8’inci fıkrasında; “Daire ilk kararında ısrar eder ve bu ısrar üzerine temyiz olunarak tekrar Temyiz Kurulunca bozma kararı verilirse daire bu karara uymak zorundadır” denilmektedir. Daire ilk kararında ısrar etmiş, ısrar üzerine Temyiz Kurulunca tekrar bozma kararı verilmiştir. Bu noktada artık dairenin Temyiz Kurulu kararına uyması gerekir. Temyiz Kurulunun bozma kararı da göz önünde bulundurularak ödemenin mevzuata uygunluğuna karar verilmesi uygun olur.” şeklindeki farklı gerekçeleriyle)