Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2015  
Dairesi 5  
Dosya No 43321  
Tutanak No 45460  
Tutanak Tarihi 26.12.2018  
Kararın Konusu İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar İlgili Daire Kararı için tıklayın



KONU: gecikme cezasının hatalı hesaplanması.

242 sayılı İlamın 3. maddesiyle; ... Belediyesi ile ... San. Tic. A.Ş. yüklenimindeki ... TL bedelli 1000 adet Çatılı Piknik Masası Alımı ve Montajı işinde gecikme cezasının hatalı hesaplanması neticesinde ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... adına Avukat ... temyiz dilekçesinde özetle;

Açıklamaların;

1-) Müvekkilinin, halen ... Belediyesi nezdinde, Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlı Ziraat Mühendisi olarak görev yaptığını,

2-) ... belediyesince, 1000 Adet Çatılı Piknik Masası Alımı ve Montajı işi için ihale yapılmış olup, yapılan ihaleyi ... TL bedelle ...San.Tic.A.Ş. firmasının yüklenici firma olarak aldığını, ihale şartnamesi ve yapılan sözleşmeye göre yüklenici tarafından her 30 günde bir 200 adet piknik masası teslim edilecek ve buna göre yüklenici firmanın hakedişinin ödeneceğini, belirtilen tarihlerde teslimat gerçekleşmediği takdirde, her geçen gün için ihale bedelinin %2’si oranında yüklenici firmaya ceza kesileceğinin de sözleşmede belirtildiğini,

3-) Yüklenici firmanın, 21.10.2015 tarihli teslimatı 23.10.2015 tarihinde, 21.11.2015 tarihli teslimatı ise 23.11.2015 tarihinde yaparak her iki teslimatta da ikişer günlük gecikmeye sebebiyet verdiğini, yüklenici firmaya bu gecikmeler dolayısıyla ihale bedeli üzerinden ... TL + ... TL olmak üzere toplam ... TL ceza kesilmesi gerekirken Belediye görevlilerince sehven teslim edilen mal bedeli üzerinden ceza kesildiğini, buna göre gecikmeden ötürü, yüklenici firmaya ... TL + ... TL olmak üzere toplam ... TL ceza kesilerek ... TL zarar meydana geldiğini, daha sonra sehven eksik kesilen 21.11.2015 tarihli teslimata ilişkin düzeltme yapılarak eksik kesilen ... TL ceza 06.04.2016 tarih ve 3996 numaralı ödeme emri ile 5 Nolu hakkediş ödemesinden düşülerek kamu zararının giderildiğini, 21.10.2015 tarihli teslimata ilişkin sehven eksik kesilen cezanın ise tahsil edilmediği için kamu zararı oluştuğundan, ihale Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi hakkında soruşturma başlatıldığını, başlatılan soruşturma neticesinde Müvekkil ..., ihale gerçekleştirme görevlisi olarak soruşturmaya dahil edilip savunması istendiğini,

4-) Yapılan soruşturma ve incelemeler sonucunda, Sayıştay Dairesi tarafından 21.10.2015 tarihli teslimata ilişkin ... TL kamu zararı oluştuğuna dair karar verilerek, zararın Harcama Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi olarak ...’dan müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verildiğini,

Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kendileri tarafından kabul edilemeyeceğini, şöyle ki; 

A. Öncelikle, oluşan kamu zararına sebebiyet verenin, malları zamanında teslim etmeyerek ceza kesilmesine neden olan yüklenici firma olduğunu, eğer yüklenici firma, ihale konusu malları zamanında teslim etmiş olsaydı, bugün herhangi bir kamu zararının oluşmayacağını, ayrıca kesilen ceza yanlış kesilmemiş olsaydı, yine bu zararı ödeyecek olan yüklenici firma olacağını, dolayısıyla önce bu zararın yüklenici firmadan talep edilmesi gerektiği düşüncesinde olduklarını, eğer yüklenici firmadan bu para tahsil edilemeyecek olursa o zaman rücuen sorumlulardan tahsiline gidilmesinin daha doğru olacağını, nitekim burada sorumluların kasti bir hareketi veya çıkarları bulunmadığını, bu nedenle bu paranın Müvekkilden istenmesinin hakkaniyete ve kanuna aykırı olduğunu,

B. Müvekkil ...’nın gerçekleştirme görevlisi olarak her ne kadar ifadesi alınmış olsa da Müvekkilin gerçekleştirme görevlisi olmadığını, gerçekleştirme görevlisinin ... olduğunu, hakediş ödemelerine ve bu ihaleye ilişkin diğer belgelere bakıldığında ihale gerçekleştirme görevlisi olarak ...’ın imza attığının görüleceğini, yine 21.10.2015 tarihli teslimata ilişkin eksik kesilen cezanın tamamlanmasına yönelik tutulan tutanakta (EK-1), ...’ın gerçekleştirme görevlisi olarak tutanağı imzaladığını, müvekkilin ise bu tutanağı Ziraat Mühendisi vasfı ile imzaladığını, iş bu nedenle kesilen cezanın müvekkil adına değil, gerçekleştirme görevlisi olan ... adına olması gerektiğini, bu nedenle kesilen cezanın yanlış kişiye kesildiğini,

C. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu gereğince Gerçekleştirme görevlisini, Harcama yetkilisinin atadığını, ancak bu ihaleye ilişkin Harcama yetkilisi olan ... tarafından yazılan Müvekkilin Gerçekleştirme görevlisi olduğuna dair herhangi bir görevlendirme yazısı bulunmadığını, bu nedenle müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, eğer başkaca görevlendirme yazısı var ise o halde paranın gerçekteki gerçekleştirme görevlisinden alınması, herhangi bir görevlendirme yazısı bulunmamakta ise gerçekleştirme görevlisi atamayan Harcama yetkilisinin bu zararı karşılaması gerektiğini, Müvekkilin her anlamda sorumluluğu olmadığı gibi herhangi bir kamu zararına da sebebiyet vermediğini,

Müvekkil, mühendis olması ve ihale konusu malların Belediyede çalıştığı birime ait olmasından ötürü yüklenici firma tarafından gününde teslim edilmediğini fark ettiğini, ancak gerçekleştirme görevlisi olmadığından sözleşme içeriğini bilmediğini, bu nedenle sözleşmedeki cezai şart hakkında tam olarak bilgisinin bulunmadığını, soruşturma dosyasına bakıldığında, hiçbir tutanakta gerçekleştirme görevlisi olarak imzasının bulunmadığını, belgelere gerçekleştirme görevlisi olarak imza atan ... isimli personel olduğunu,

D. Öte yandan, eksik kesilen ve kamu zararına sebebiyet verilen 21.10.2015 tarihli teslimatın eksik kesilen kısmına ilişkin Müvekkil ve gerçekleştirme görevlisi ... bila tarihli bir tutanak tuttuğunu (EK-1) ve bu tutanak kayıtlara geçmesine rağmen, hak ediş ödemesinden kesilmediğini, yani burada Müvekkil ve gerçekleştirme görevlisi yapılan yanlışın farkına vararak, eksik kesilen tutarın tamamlatılması hususunda tutanak tutarak (Her ne kadar Müvekkil gerçekleştirme görevlisi olmadığı için sorumluluğu olmasa bile) üzerlerine düşeni yaptıklarını, ancak hak edişten kesilmeyerek bir kamu zararına sebebiyet verildiğini, burada kamu zararına sebebiyet verenin Müvekkili olmadığının çok açık olduğunu, zira tutulan tutanağa rağmen hak ediş ödemesinden kesilme yapılmadığını, müvekkilinin de bu hak ediş ödemesinde İmza yetkisinin bulunmadığını, belirtilen sebeplerle kamu zararının gerçekleştirme görevlisi olmayan Müvekkilden talep edilmesinin hakkaniyete ve hukuka uygun düşmediğini, kabul edilemeyeceğini,

E. Her ne kadar Müvekkilin sorumluluğunun kabul etmemekle beraber, bir an için Müvekkilin bu işten sorumlu olduğunu düşünecek olsalar bile, meydana gelen kamu zararının sadece harcama görevlisi ve gerçekleştirme görevlisinden istenmesinin adil olmadığını, ortada eksik kesilen cezaya ilişkin tutulan bir tutanak olduğunu, buna rağmen hak ediş ödemesinden kesilmeyerek yüklenici firmaya ödeme yapan, EK-2’de sunulan 1-2-3-4-5 nolu hak ediş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerine imza atanların hepsinden bu paranın tahsil edilmesinin daha uygun olacağını, kaldı ki bu durumun hukuka da uygun olduğunu,

F. Yukarıda açıklamaya çalıştığı nedenlerle, verilen kararın Müvekkili açısından kabul edilemeyeceğini, bu nedenle verilen kararı yüksek temyiz kurulu nezdinde temyiz etmek gereğinin hasıl olduğunu,

Hukuki Nedenlerin; ilgili mevzuat olduğunu,

Hukuki Delillerin; olaya ilişkin soruşturma dosyası, Sayıştay Dairesi’nin 27.09.2017 ilam tarihli, 242 İlam-258 Karar sayılı 11.07.2017 karar tarihli dosyası, Müvekkil ve ... (Gerçekleştirme görevlisi) tarafından tutulan ve ekte sunulan bila tarihli tutanak, hakediş ödemesine ilişkin ödeme emri belgeleri ile ilgili yasal tüm deliller olduğunu,

Sonuç ve İstemin; yukarıda açıklanan nedenlerle ve yüksek kurulun incelemeleri sırasında tespit edeceği sair nedenlerle, müvekkili şahsına yönelik verilmiş olan Sayıştay Dairesi’nin 27.09.2017 ilam tarihli, 242 İlam-258 Karar sayılı 11.07.2017 karar tarihli kararının “kurum zararının sorumlulardan tahsiline” şeklindeki tazmin hükmünün kaldırılmasına veya aynı gerekçelerle bozulmasına karar verilmesini vekâleten talep ettiğini belirtmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“İlamın 3 üncü maddesinde özetle; ... Belediyesi tarafından ... San. Tic. A.Ş. yüklenimindeki ... TL bedelli 1000 adet Çatılı Piknik Masası Alımı ve Montajı işinde gecikme cezasının hatalı hesaplanması neticesinde hesabı aşağıdaki tabloda gösterildiği üzere ... TL kamu zararı oluşmuş ise de oluşan kamu zararının; ... TL'si 06.04.2016 tarih ve 3996 numaralı ödeme emri belgesiyle ahiz ... San. Tic. A.Ş.’den mahsuben tahsil edildiğinden bu tutar için ilişilecek bir husus kalmadığına, kalan ...,- TL’nin ilamda adı geçen sorumlular adına müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, karar verildiği görülmektedir.

Temyiz dilekçesinde özetle;

-Oluşan kamu zararına sebebiyet veren, malları zamanında teslim etmeyerek ceza kesilmesine neden olan yüklenici firma olduğu, yüklenici firma, ihale konusu malları zamanında teslim etmiş olsaydı, bugün herhangi bir kamu zararı oluşmayacağı, dolayısıyla önce bu zararın yüklenici firmadan talep edilmesi gerektiği,

- Müvekkilinin gerçekleştirme görevlisi olmadığı, gerçekleştirme görevlisinin ... olduğu, hak ediş ödemelerine ve bu ihaleye ilişkin diğer belgelere bakıldığında ihale gerçekleştirme görevlisi olarak ...’ın imza attığının görüleceği, 21.10.2015 tarihli teslimata ilişkin eksik kesilen cezanın tamamlanmasına yönelik tutulan tutanakta ...’ın gerçekleştirme görevlisi olarak tutanağı imzaladığı, Müvekkilinin ise bu tutanağı Ziraat Mühendisi sıfatı ile imzaladığı, bu nedenle kesilen cezanın müvekkili adına değil, gerçekleştirme görevlisi olan ... adına kesilmesi gerektiği,

-5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu gereğince Gerçekleştirme Görevlisinin, Harcama Yetkilisi tarafından görevlendirildiği, müvekkilinin gerçekleştirme görevlisi olduğuna dair herhangi bir görevlendirme yazısının bulunmadığı, bu nedenle müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı,

-Müvekkilinin, mühendis olması ve ihale konusu malların Belediyede çalıştığı birime ait olmasından ötürü yüklenici firma tarafından malların gününde teslim edilmediğini fark ettiğini, eksik kesilen cezaya ilişkin Müvekkili ile gerçekleştirme görevlisi ...’ın bila tarihli bir tutanak tuttuklarını ve bu tutanağın kayıtlara geçmesine rağmen, hak ediş ödemesinden cezanın kesilmediğini, Müvekkilinin yapılan yanlışın farkına vardığını ve eksik kesilen tutarın tamamlatılması hususunda tutanak tutarak (Her ne kadar Müvekkil gerçekleştirme görevlisi olmadığı için sorumluluğu olmasa bile) üzerine düşeni yaptığı,

-Ortada eksik kesilen cezaya ilişkin tutulan bir tutanak olduğunu, buna rağmen cezanın hak ediş ödemesinden kesilmeyerek yüklenici firmaya ödeme yapan, EK-2’de sunulan 1-2-3¬4-5 nolu hak ediş ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerine imza atanların hepsinden bu paranın tahsil edilmesi gerektiği, bu durumun hukuka uygun olduğu belirtilerek,

-Müvekkili adına verilmiş olan Sayıştay 5.Dairesi’nin 27.09.2017 ilam tarihli, 242 İlam- 258 Karar sayılı 11.07.2017 karar tarihli kararının “kurum zararının sorumlulardan tahsiline” şeklindeki tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.

Sorumlunun avukatı tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde, kamu zararı tutarına ilişkin herhangi bir itiraz olmadığı, itirazın müvekkilinin sorumluluğunun olmadığına ilişkin olduğu görülmektedir. Dilekçede, ...’nın gerçekleştirme görevlisi olmadığı belirtilmişse de 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi; “Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükmü gereği, malların teslim alınmasıyla görevli olduğu anlaşılan ...’nın harcama sürecinde yer alan ve görevi gereği gerçekleştirme görevlisi olduğu anlaşılmaktadır.

Ancak, malların teslim alınması sırasında sözleşme hükmü gereği alınması gereken cezanın eksik hesaplandığı ve bu durumun gerçekleştirme görevlileri tarafından fark edildiği, eksik hesaplanan cezanın hakkediş ödemelerinden kesileceği bir tutanakla tespit edildiği ve bu tutanağın da firma yetkilileriyle birlikte süreçte yer alan gerçekleştirme görevlisi ... ve görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlisi ... tarafından imzalandığı görülmektedir.

...’nın durumu bir tutanakla tespit etmesinden ve eksik kesilen cezanın hesaplanarak ödeme belgesinden kesilmesiyle ilgili bir görevinin bulunmaması nedeniyle oluşan kamu zararından dolayı herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, oluşan kamu zararına ilişkin sorumluluğa harcama yetkilisiyle birlikte ödeme emri belgeleri üzerinde imzası bulunan görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlisinin ...’ın da dahil edilmesi gerektiği, değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, sorumlular arasından ...’nın çıkarılmasını ve sorumlulara ilişkin değerlendirmenin yeniden yapılmasını teminen dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmesi uygun olur.

Arz olunur.”

denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; ... Belediyesi ile ... San. Tic. A.Ş. yüklenimindeki ... TL bedelli 1000 adet Çatılı Piknik Masası Alımı ve Montajı işinde gecikme cezasının hatalı hesaplandığı görülmüştür.

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... adına Avukat ... temyiz dilekçesinde, konunun esasına itirazda bulunmayıp sadece ...’nın İlama konu edilen mal alımı işinde gecikme cezasının hatalı hesaplanması hususunda sorumlu olmadığı yönünde itirazda bulunmuştur.

Temyiz dilekçesinde; oluşan kamu zararına sebebiyet verenin, malları zamanında teslim etmeyerek ceza kesilmesine neden olan yüklenici firma olduğu, yüklenici firma ihale konusu malları zamanında teslim etmiş olsaydı, herhangi bir kamu zararı oluşmayacağı, dolayısıyla önce bu zararın yüklenici firmadan talep edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Ancak, Anayasanın 160. maddesinde, “Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.” denilmekte olup 6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Hüküm ve tutanaklar” başlıklı 50. maddesinde, “Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelere uygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekli görülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir…”, “İlamların İnfazı” başlıklı 53. maddesinde ise; “Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra doksan gün içerisinde yerine getirilir. İlam hükümlerinin yerine getirilmesinden, ilamların gönderildiği kamu idarelerinin üst yöneticileri sorumludur.

İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmüne yer verilmektedir.

Anayasanın yukarıda söz edilen 160. maddesine göre Sayıştay kararlarının kesin hüküm niteliğini taşıdığı kuşkusuzdur. Sayıştay’ın işbu ilamı ile tazmin tutarının sorumlulardan yani gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisinden tahsiline karar verilmiş olup 6085 sayılı Kanunun 53. maddesi hükmü uyarınca bu miktarın İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre bu görevlilerden yani sorumlulardan tahsil edilmesi gerektiği gibi, tazminle yükümlü tutulan görevlilerinin haksız ödemeden yararlanan ilgililere yani ahizlere özel hukuk hükümleri çerçevesinde rücu etmeleri mümkündür. Dolayısıyla, sorumlu adına avukatın söz konusu iddiası yerinde değildir.

Bunun dışında temyiz dilekçesinde; ...’nın gerçekleştirme görevlisi olmadığı, gerçekleştirme görevlisinin ... olduğu, hakediş ödemelerine ve bu ihaleye ilişkin diğer belgelere bakıldığında gerçekleştirme görevlisi olarak ...’ın imza attığının görüleceği, 21.10.2015 tarihli teslimata ilişkin eksik kesilen cezanın tamamlanmasına yönelik tutulan tutanakta ...’ın gerçekleştirme görevlisi olarak tutanağı imzaladığı, ...’nın ise bu tutanağı Ziraat Mühendisi sıfatı ile imzaladığı, bu nedenle kesilen cezanın ... adına değil, gerçekleştirme görevlisi olan ... adına kesilmesi gerektiği, 5018 sayılı Kanun gereğince gerçekleştirme görevlisinin harcama yetkilisi tarafından görevlendirildiği, ...’nın gerçekleştirme görevlisi olduğuna dair herhangi bir görevlendirme yazısının bulunmadığı, bu nedenle ...’nın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, ...’nın mühendis olması ve ihale konusu malların Belediyede çalıştığı birime ait olmasından ötürü yüklenici firma tarafından malların gününde teslim edilmediğini fark ettiğini, eksik kesilen cezaya ilişkin ... ile gerçekleştirme görevlisi ...’ın bir tutanak tuttuklarını ve bu tutanağın kayıtlara geçmesine rağmen, hakediş ödemesinden cezanın kesilmediğini belirterek ...’nın İlama konu edilen kamu zararından sorumlu olmadığı iddia edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun; “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33. maddesinde,

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” denilmekte olup 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Kararında;

“…

III.4.a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu

5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ödeme emri belgesi, harcama yetkilisi tarafından belirlenen bir görevli tarafından düzenlenecektir. Ödeme emri belgesi tek başına mali bir işlem sayılmamakla birlikte taahhüt ve tahakkuk aşamalarından sonra ödeme aşamasına geçilmesine esas teşkil etmektedir. 31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı 3. mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 12 ve 13’üncü maddelerinde ödeme emri belgesi düzenleme görevi, ön mali kontrol kapsamında ele alınmakta ve ‘kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür’ şerhi çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Aynı esaslarda belirtildiği üzere, harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirecek, ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yapacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisinin yaptığı işlemler nedeniyle sorumluluk üstlenmesi tabiidir.

Ayrıca, harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılarak her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanıp uygulanacak, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edeceklerdir. Bu bağlamda ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparak, ödeme emri belgesi üzerine ‘Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür’ şerhi düşüp imzalayacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen görevli, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan da sorumludur.

Yapılan bu açıklamalara göre, asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine çoğunlukla,

b) Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk

5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan anılan maddede, bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması gerekmektedir. Yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir.

Bu nedenle, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine” karar verilmiştir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda ise; ilişikli ödeme emri belgelerini imzalayan Gerçekleştirme Görevlisinin ... olduğu görülmüş olup yukarıda yer alan mevzuat hükmüne ve Sayıştay Genel Kurulu Kararı uyarınca asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisi ...’ın, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği açıktır.

Diğer taraftan, ...’nın sorumlu olup olmadığı, kamu zararının oluşmasına sebep olan harcama sürecine dâhil olup olmadığına bağlıdır. Zira 5018 sayılı Kanunun 71. maddesinde yer alan, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” hükmü gereği, bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedebilmek için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir. Bahse konu olayda, ...’nın Muayene ve Kabul Komisyonu Başkanı olduğu ve teslim edilen malların kontrolü ve muayenesi neticesinde “malların eksiksiz ve tam olarak sözleşme şartlarına uygun olduğunun görüldüğü” yönünde tutanak tutulduğu ve imzalandığı, akabinde malların iki gün geç teslim edilmesi üzerine Gecikme Cezası Tutanağı düzenlendiği tespit edilmiştir. Söz konusu Gecikme Cezası Tutanağının İdare adına Ziraat Mühendisi ... ile Yüklenici tarafından imzalandığı ve tutanakta gecikme cezasının sözleşme bedeli üzerinden hesaplanması gerekirken teslim alınan mal bedeli üzerinden hesaplandığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla, ilişikli ödeme emri belgelerine eklenen Gecikme Cezası Tutanaklarını imzalayan ..., gecikme cezasını sözleşme bedeli üzerinden hesaplaması gerekirken teslim alınan mal bedeli üzerinden hesapladığından ve Gecikme Cezası Tutanağı ödeme emri belgesine eklenen bir gerçekleştirme belgesi olup yükleniciden kesilen gecikme cezası tutarının eksik olmasına sebep olduğundan kamu zararının oluşmasına yol açan harcama sürecinde yer alan Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla mali sorumluluğu bulunmaktadır. Sonuç olarak, sorumlu adına avukatın iddiaları yerinde görülmemiştir.

Bu itibarla, sorumlu ...’nın iddialarının reddedilerek İlamda sorumluluk tevcih edilen bütün görevlilerin sorumluluğunun devam etmesinin yanısıra, ilişikli ödeme emri belgesini imzaladığı halde ilamda sorumlular arasında gösterilmeyen ...’ın gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumluluğa dâhil edilmesini teminen 242 sayılı İlamın 3. maddesiyle verilen tazmin hükmünün BOZULARAK dosyanın ilgili Dairesine TEVDİİNE, (Üyeler ..., ..., ...’ın aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğuyla Karar verildiği 26.12.2018 tarih ve 45460 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



(Karşı oy gerekçesi

Üyeler ..., ..., ...’ın karşı oy gerekçesi;

... Belediyesi ile ... San. Tic. A.Ş. yüklenimindeki ... TL bedelli 1000 adet Çatılı Piknik Masası Alımı ve Montajı işinde gecikme cezasının hatalı hesaplandığı görülmüştür.

İşin sözleşmesinin 10.3.1. maddesinde; “Sözleşmenin imzalanmasına müteakiben, Yüklenici her 30 günde bir 200 adet, 150 gün içerisinde malın tamamını teslim edecektir. İdarenin verdiği teslimat programına uymayan Yüklenici için gecikme cezası uygulanacaktır”, 34.2. maddesinde de “Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmemesi halinde, gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin % 2 (iki) oranında gecikme cezası uygulanır” hükümleri bulunmaktadır.

Sözleşmeye göre, 21.10.2015 tarihinde teslim edilmesi gereken ilk parti mal için 2 gün, 21.11.2015 tarihinde teslim edilmesi gereken ikinci parti mal için de 2 gün olmak üzere toplam 4 günlük gecikme meydana gelmiştir. Ancak İdarece uygulanan gecikme cezası, sözleşme bedeli üzerinden hesaplanması gerekirken, teslim alınan mal bedeli üzerinden hesaplandığından kamu zararı meydana gelmiştir. Dolayısıyla, İlamda verilen tazmin hükmü mevzuata uygundur.

Ayrıca, İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... adına Avukat ... temyiz dilekçesinde, ...’nın İlama konu edilen mal alımı işinde gecikme cezasının hatalı hesaplanması hususunda sorumlu olmadığı yönünde itirazda bulunmuştur.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun; “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33. maddesinde,

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

Elektronik ortamda oluşturulan ortak bir veri tabanından yararlanmak suretiyle yapılacak harcamalarda, veri giriş işlemleri gerçekleştirme görevi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Maliye Bakanlığınca belirlenir.

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” denilmekte olup 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Kararında;

“…

b) Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk

5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca bütçeden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanmış ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan anılan maddede, bir mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, bu görevlilerin yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevlilerce düzenlenen belgeye dayanıyor olması hususlarına bakılması gerekmektedir. Yani mali işlemin gerçekleştirilmesinde, görevli olanların imzası olmadan ödeme belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir.

Bu nedenle, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine” karar verilmiştir.

Dolayısıyla, ...’nın sorumlu olup olmadığı, kamu zararının oluşmasına sebep olan harcama sürecine dâhil olup olmadığına bağlıdır. Zira 5018 sayılı Kanunun 71. maddesinde yer alan, “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” hükmü gereği, bir kamu görevlisinin mali sorumluluğundan bahsedebilmek için kamu zararının oluşması, kamu zararının oluşumunda kamu görevlisinin yer alması ve kamu zararı ile kamu görevlisi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir. Bahse konu olayda, ...’nın Muayene ve Kabul Komisyonu Başkanı olduğu ve teslim edilen malların kontrolü ve muayenesi neticesinde “malların eksiksiz ve tam olarak sözleşme şartlarına uygun olduğunun görüldüğü” yönünde tutanak tutulduğu ve imzalandığı, akabinde malların iki gün geç teslim edilmesi üzerine Gecikme Cezası Tutanağı düzenlendiği tespit edilmiştir. Söz konusu Gecikme Cezası Tutanağının İdare adına Ziraat Mühendisi ... ile Yüklenici tarafından imzalandığı ve tutanakta gecikme cezasının sözleşme bedeli üzerinden hesaplanması gerekirken teslim alınan mal bedeli üzerinden hesaplandığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla, ilişikli ödeme emri belgelerine eklenen Gecikme Cezası Tutanaklarını imzalayan ..., gecikme cezasını sözleşme bedeli üzerinden hesaplaması gerekirken teslim alınan mal bedeli üzerinden hesapladığından ve Gecikme Cezası Tutanağı ödeme emri belgesine eklenen bir gerçekleştirme belgesi olup yükleniciden kesilen gecikme cezası tutarının eksik olmasına sebep olduğundan kamu zararının oluşmasına yol açan harcama sürecinde yer alan Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla mali sorumluluğu bulunmaktadır. Sonuç olarak, sorumluluk itirazı yerinde görülmemiştir.

Bu itibarla, sorumlu iddialarının reddedilerek 242 sayılı İlamın 3. maddesiyle ... TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün Tasdikine karar verilmesi gerekir.)